Kullanici Etiket Listesi

Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Gladyatör Oyunlarının Kökeni ve Tarihi

  1. #1
    Status
    Offline
    MustyanG1383 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08.Mart.2017
    Mesajlar
    1,383
    Bahsedilen
    156 Posta(s)
    Etiketli
    10 Konu(s)
    Beğendikleri
    6,444
    Beğenileri
    3,159

    Gladyatör Oyunlarının Kökeni ve Tarihi

    Gladyatör Oyunlarının Kökeni ve Tarihi
    Gladyatör kelimesi, Latince “gladiator” kılıç ustası ya da silahşör anlamlarına gelir. Bu isim gladyatörlerin kullandığı “gladius” ismi verilen kılıçtan türetilmiştir.
    Gladyatör oyunları, Antik dünyada oldukça uzun bir geçmişe sahiptir. Bugünkü bilgiler ışığında Antik Roma’da gladyatör oyunlarının ilk kez düzenlenmesi M.Ö. 264 yılına kadar inmektedir. Halka açık olarak düzenlenen ilk gladyatör oyununda yalnızca üç çift gladyatörün karşılaştığı ve tümünün köle olduğu bilinir.
    Gladyatör oyunlarının Antik Roma’daki başlangıcının oldukça erken tarihlere dayanması bu oyunların kökeninin Roma’ya dayandığını göstermemektedir. Bu oyunların Etrüsklerden ya da Roma’nın çağdaşı olan başka toplumlardan Roma’ya geçtiğini savunanların yanında oyunların kökeninin Romalıların cenaze törenlerinde insan kurban etme geleneğine dayandığını savunanlar da mevcuttur. Bu insan kurban etme geleneğinin kökeni ise M.Ö. 8. Yüzyıla, Roma’nın kurulduğu yıllara dek iner. Aynı geleneğin Etrüskler ve Akalılar tarafından da uygulandığı bilinir.
    Antik Roma’da gladyatör oyunlarının kökeni ile ilgili daha çok kabul gören düşünce, Romalıların kuruluş dönemlerinde yakın ilişkiler içerisinde olduğu ve birçok geleneğinden etkilendiği Etrüsklerden geçmiş olmasıdır. Etrüsklerde ve Romalılarda cenaze törenlerinde insan kurban etme geleneği daha sonraki dönemlerde özellikle varlıklı kişilerin ölümlerinin ardından o kişinin anısına düzenlenen gladyatör oyunlarına dönüşmüş, zaman içerisinde bu durum adeta dini bir ritüel haline gelmiştir. Bazı Romalıların ise ölümlerinin ardından kendileri için gladyatör oyunları düzenlenmesini vasiyet ettiği ve bu oyunlar için oldukça yüksek miktarda paralar ayrıldığı bilinir.
    Tüm bu bilgiler ışığında pek çok araştırmacı gladyatör oyunlarının mucidinin Etrüskler olduğunu, Romalıların ise kökeni Etrüsklere dayanan pek çok gelenek gibi bu geleneği de benimsediklerini kabul eder.
    Roma’da özellikle M.Ö. 3. Yüzyıldan itibaren sıkça düzenlenmeye başlanan gladyatör oyunları daha çok varlıklı ve politik açıdan güçlü ailelerin elindeydi. Bu durum, ölen kişinin şanını ve zenginliğini ortaya koymanın en iyi yolu olarak görülüyordu ve gün geçtikçe bu durum varlıklı aileler arasında adeta bir yarışa dönüşmüştü. Bu oyunlar halkın da beğenisini toplamış, özellikle cumhuriyet döneminin sonlarına doğru cenaze törenlerinde düzenlenen dini bir ritüel ve rutinleşmiş bir gösteri olmaktan çıkmış, halkın her kesimi tarafından oldukça büyük ilgi gören kanlı bir eğlence türüne dönüşmüştü.
    Politikacılar ise gladyatör oyunlarını rakiplerine meydan okumak ve adeta gövde gösterisi yapmak için kullanmışlardır. Oyunları bu amaçla kullanan yöneticilerin başında Iulius Caesar gelir. Caesar, kızının ölümünden ardından düzenlediği gladyatör oyunları için oldukça fazla sayıda gladyatör satın almış, bu tarihten sonra Roma senatosu dövüştürülecek olan gladyatörlerin sayısına bir sınırlama getirmiştir.
    Colosseum
    M.Ö. 1. Yüzyılda Cumhuriyet Dönemi sona erip imparatorluk dönemi başladığında Roma toplumunda görülen büyük ve hızlı değişimler gladyatör oyunlarının düzenlenme sebepleri üzerinde de etkili olmuştur. İmparatorluk dönemi boyunca imparator ve yakınları için politik bir araç olan oyunlar her türlü özel günde (yıl dönümü, doğum günü vb.) düzenlenmeye başlamıştır. Bu dönemdeki gelişmelere paralel olarak gladyatörlerin askeri ve politik açıdan da öneminin arttığı gözlenir. Artık Roma halkının olmazsa olmaz eğlence aracı durumuna gelen gladyatör oyunları Hristiyanlığın toplum üzerindeki baskısının arttığı Geç Antik Dönem’e kadar değişmeden devam etmiştir.
    Atlı Araba Kullanan Gladyatör
    Roma’da İmparatorluk Dönemi’nin ilk yöneticisi olan Augustus, imparatorluğu boyunca oldukça fazla sayıda ve kendinden önceki yöneticilerle kıyaslanamayacak kadar görkemli gladyatör oyunları düzenlemiştir. Augustus’tan sonra başa geçen Tiberius döneminde gladyatör oyunlarına ve bu oyunlarda dövüştürülen gladyatörlerin sayısına ciddi oranda bir sınırlama getirildiği görülür.
    Roma’da yalnızca imparatorlar ya da soylular değil yeterli parası olan herkes gladyatör oyunları düzenleyebilmekteydi. Ancak M.Ö. 40’lı yıllardan itibaren yayınlanan bir yasayla gladyatör oyunları düzenleyecek olan kişilerin kamu görevinde olan kişilerden olmaları ya da en azından kamu görevine seçilebilecek nitelikler taşımaları gibi bir zorunluluk getirilmiştir. Zaman içerisinde bu yasa değişmiş, gladyatör oyunları düzenleyecek olan kişilerin oldukça varlıklı kişiler olması zorunlu hale gelmiştir.
    Roma’nın erken dönemlerindeki gladyatörlerin çoğunlukla kölelerden oluştuğu gözlenirken, sonraki dönemlerde kölelerin yanı sıra bu işi meslek olarak gören ve gladyatör okulunda eğitim alan kişilerin de varlığı bilinir. Hatta bazen soylu ailelere mensup olanlar bile bu mesleğe ilgi duymuş, ölüm riski son derece yüksek olan bu mesleği tercih edebilmişleridir.
    Erken dönemlerde bu oyunlar bazı büyük meydanlarda sergilenirken sonraki dönemlerde bu oyunlar için yapılmış olan alanlar kullanılmaya başlanmıştır.
    İlk zamanlarda sadece Roma kenti civarında düzenlenen gladyatör oyunları, İmparatorluk Dönemi’nde Anadolu’daki bazı büyük Roma kentlerinde de görülmeye başlamıştır. Birçok kentteki tiyatrolar gladyatör oyunları ve vahşi hayvan gösterileri için yeniden şekillendirilmiştir. Oyunların genellikle yaz aylarında düzenlendiği kaynaklardan anlaşılmaktadır.
    Anadolu’da ilk gladyatör dövüşlerinin M.Ö. 70 – 71 yıllarında Roma İmparatorluğu’nun Asia Eyaleti başkenti olan Efes Antik Kenti’nde yapıldığı anlaşılmaktadır. 1993 yılında stadyumun doğusunda bir gladyatör mezarlığı bulunmuştur. Bu mezarlıkta ele geçen buluntular arasında gladyatörlere adanmış çok sayıda kabartmalı mezar steli, gladyatörlerin kemikleri ve kullandıkları silahlar yer alır.
    Gladyatörlerin Eğitim Süreci
    Erken dönemlerde gladyatörler kılıç öğretmenleriyle uzun bir eğitim sürecinden geçmekteydiler. Yalnızca kılıç konusunda değil çeşitli silahları kullanma ve çeşitli dövüş teknikleri konusunda da eğitim gören gladyatörler olduğu bilinir.
    Sonraki dönemlerde Roma’nın bilinen ve özellikle iklim bakımından en uygun kentlerinde gladyatör okulları açılmaya başlamıştır. Bu gladyatör okullarındaki disiplin ve oldukça sert tutumun özellikle Spartacus’un M.Ö. 73 yılında çıkardığı ayaklanmadan sonra çok daha sert bir hal aldığı anlaşılmaktadır. Hücrelerde yaşamaya mahkum edilen gladyatörlerin arenaya çıkacakları zamana kadar eğitimleri süresince gerçek silah kullanmaları ve birbirleriyle iletişim halinde olmaları yasaklanmıştı. Bazı gladyatörlere uygulanan muameleler o kadar sertti ki kaynaklardan ve buluntulardan asi dövüşçülerin hücrelerinde ayaklarından zincirlendiğini anlamaktayız.
    Bazı başarılı gladyatörler adına onur yazıtlarının bulunur. Bu onur yazıtları sayesinde gladyatörlerin kaç dövüş kazandıklarını anlamak mümkündür. Bazı kaynaklarda hiç dövüş kazanamadan arenaya ilk çıktıkları dönemlerde hayatını kaybeden gladyatörlerin yanı sıra 30’un üzerinde dövüş kazanmış ve yaşı oldukça ilerlemiş gladyatörlerin de varlığından söz edilir.
    Antik Dünyanın Kadın Gladyatörleri
    Erken dönemlerden itibaren tıpkı erkekler gibi gladyatör oyunlarını izleme fırsatı bulan kadınlar, M.S. 1. Yüzyıldan itibaren erkek gladyatörler kadar yaygın olmasa da arenalarda dövüşmeye başlamışlardır. Roma’da toplumun her kesimi tarafından ilgi gören gladyatör oyunlarına kadınlar da büyük ölçüde ilgi göstermiştir. Ele geçen bazı yazılı kaynaklar ve buluntular sayesinde kadınların da tıpkı erkekler gibi kılıç ve çeşitli dövüş eğitimleri alıp arenaya çıktıkları anlaşılmaktadır.
    Kadın gladyatörlerin birçoğu savaş esirleri ve köleler arasından seçilse de Roma’nın soylu ailelerinden olan kadınların da zaman zaman arenaya çıktıklarına dair kaynaklar mevcuttur. Ancak senato soylu ailelerden gelen kadınların arenaya çıkmasını yasaklayan bazı yasalar çıkarmıştır.
    Kadın gladyatörlerin varlığını kanıtlayan en önemli buluntular; Roma kenti yakınlarındaki Ostia Limanı’nda ele geçen yazıt, İngiltere Leicestar’da ele geçen toprak bir kap üzerindeki yazı, Halikarnassos’ta bulunan ve M.S.1. yüzyıla tarihlenen, iki kadın gladyatörün dövüşünün betimlendiği kabartmadır. Bu kabartma günümüzde British Museum’da sergilenmektedir. Her iki gladyatörün de altında Grekçe isimleri yer alır
    Kaynaklar, İmparator Nero’nun annesi onuruna düzenlediği gladyatör oyunlarında aralarında Roma’nın soylu ailelerinden kadınların hatta senatörlerin de bulunduğunu ve bu kadınların zorla dövüştürüldüğünü göstermektedir. Nero’nun köle kadınlar dışında çocukları da arenada dövüştürdüğü bazı gladyatör oyunları düzenlediği bilinmektedir.
    İmparator Nero’nun dışında Domitianus döneminde de (M.S. 81 – 96) kadın gladyatörler arenaya çıkmış, Domianus’un kadınları ve cüceleri dövüştürdüğü gladyatör oyunları halk tarafından da büyük ilgi görmüştür. Dönemin kaynaklarından Domitianus’un düzenlediği bu oyunların bazen günlerce sürdüğünü kadınların ve cücelerin yanı sıra engellilerin de arenaya çıkarıldığını öğrenmekteyiz.
    Roma’nın en zalim imparatorlarından olan Caligula’nın da alışılmışın dışında gladyatör oyunlarına meraklı olduğu bilinir. Caligula döneminde kadınlar, yaşlılar, engelliler ve hatta sosyal statüsü oldukça yüksek kişiler arenaya çıkarılmıştır. Bununla da yetinmeyen İmparator Caligula’nın, bazen tribünlerde oturan izleyicilerden birkaçını seçip arenada vahşi hayvanların önüne attırdığı, bağırmalarını önlemek için ise arenaya çıkarmadan önce dillerini kestirdiği dönemin kaynaklarında yer alan bilgiler arasındadır. Kadın gladyatörler yalnızca başkent Roma’da değil, imparatorluğa ait pek çok kentte dövüştürülüyordu.
    Roma’da kadın gladyatörler genellikle göğüs kısımlarını açıkta bırakan bir kıyafetle ve erkek gladyatörlerden farklı olarak genellikle başlarında miğfer olmadan ya da yalnızca tek göğüslerini açıkta bırakan ve iki parçadan oluşan bir kıyafetle arenaya çıkarlardı.
    Zorla arenaya çıkarılan kadınlar dışında kendi istekleriyle gladyatör olmayı seçen kadınların da sayısı azımsanacak gibi değildi. Hatta kendi isteğiyle gladyatör olan kadınlar arasında Roma’nın soylu ve oldukça varlıklı ailelerine mensup kadınlarda bulunuyordu. Bu varlıklı ve saygın kadınların dövüşmesinin sebebi elbette para değil, macera ve şöhret arayışı olmalıydı. Bazı gladyatör kızları da babalarından dövüşmeyi öğrenip gladyatörlüğü bir meslek olarak seçmekteydi.
    Her ne kadar halkın büyük ilgisini toplasa da genel anlamda kadınların gladyatör olarak arenada dövüşmesi Romalılar tarafından hoş karşılanmaz, aşağılayıcı bir durum olarak görülürdü. Bazı Antik Dönem yazarları kadın gladyatörlerin yaradılışlarını (cinsiyetlerini) inkar ettiğini ifade edip bu durumu ayıplamışlardır.
    Zamanla kadın gladyatörlerin sayısını sınırlayan yasalar çıkarılmaya başlanmış, İmparator Augustus 20 yaş altı, soylu ailelere mensup kadınların arenaya çıkmasını yasaklamıştır. M.S.2. Yüzyılda İmparator Septimus Severus döneminde ise köleler dışındaki bütün kadınlar gladyatörlükten men edilmiştir. Bu yasanın hayata geçirilmesi uzun zaman almışsa da sonuçta yasa uygulanmıştır.
    M.S. 325 yılına gelindiğinde Antik Çağ’ın kanlı eğlence anlayışı olan gladyatör oyunları yayınlanan bir fermanla tamamen yasaklanmıştır. Bu yasağın gelmesinde hızla yayılmakta olan Hristiyanlığın baskıları muhakkaktır. Ancak bu yasağa rağmen özellikle imparatorluğun batısında gladyatör oyunlarının düzenlenmeye devam ettiği ve bazı gladyatör okullarının M.S. 4. Yüzyıl sonlarına kadar eğitim verdiği bilinir. M.S. 357, 365 ve 367 yıllarında üç yeni yasak yayınlanmış olsa da oyunların kesin olarak yasaklanma tarihi M.S. 399 yılıdır (İmparator Honarius Dönemi). Tüm bu yasaklar sonucunda yüzyıllar boyunca imparatorluğun dört bir yanında halkın her kesimi tarafından büyük ilgi gösterilen ve zamanla kanlı bir eğlence anlayışı haline gelen gladyatör oyunları tarih sahnesinden silinmeye başlamıştır. Yazılı kaynaklara göre bilinen son turnuva 1 Ocak 404 tarihinde düzenlenmiştir.
    Halikarnassos'ta bulunan dövüşen kadın gladyatörler kabartması, M.S. 1. Yüzyıl - British Museum

    FB_IMG_1529162876070.jpg
    avır (17.Haziran.2018),HaYa[L]eT (21.Haziran.2018),Redblack (21.Haziran.2018),vezirtepeden (21.Haziran.2018),via7 (21.Haziran.2018) Bunu beğendi

  2. #2
    Status
    Offline
    avır - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    07.Nisan.2017
    Mesajlar
    395
    Bahsedilen
    29 Posta(s)
    Etiketli
    1 Konu(s)
    Beğendikleri
    1,647
    Beğenileri
    897
    20180310_160004.jpg


    20180310_164613.jpg


    20180310_171929.jpg


    20180310_155706.jpg
    Hala ziyarete gelenleri yedi uyurlar dedikleri yer gladyatör mezarlığı
    HaYa[L]eT (21.Haziran.2018),Redblack (21.Haziran.2018),SARIKAYALAR (22.Haziran.2018),vezirtepeden (21.Haziran.2018),via7 (21.Haziran.2018) Bunu beğendi

  3. #3
    Status
    Offline
    aga_0074 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09.Nisan.2017
    Nereden
    MEZOPOTAMYA(amed)
    Mesajlar
    923
    Bahsedilen
    56 Posta(s)
    Etiketli
    1 Konu(s)
    Beğendikleri
    622
    Beğenileri
    1,840
    Emeğine saglik 7 uyurlar tam ve kesin olarak yeri mersinin Tarsus ilçesinde 11 km uzaklıkta Endülüs daginin dibinde
    **İNANCA SAYGI DÜŞÜNCEYE ÖZGÜRLÜK**
    avır (19.Eylül.2018) Bunu beğendi

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •